Roger Johansson tarafından kaleme alınan ve web erişilebilirliğinin nasıl değerlendirilip uygulanabileceği konusunda oldukça faydalı bilgiler içeren makalenin Türkçe çevirisi.

İlk makalemiz olan Site erişilebilirliğinin derecesinin tespiti Bölüm 1, Altyapı ve hazırlık içerisinde bazı faydalı bilgilerden bahsederek hazırlık aşamasında neler yapılması gerektiğinden sözetmiştik. Yazı dizimizin ikinci yazısı olan Site erişilebilirliğinin derecesinin tespiti Bölüm 2, Temel kontroller makalesinde de erişilebilirliğin el yordamı ile olduğu kadar otomatik araçlar la da değerlendirilebileceğini dile detirdik.
Yazı dizisinin bu üçüncü ve son bölümünde ise web erişilebilirliğinin otomatik araçlar ile değerlendirilmesi zor olan ve daha fazla zaman/deneyim gerektiren yönlerinin el yordamı ile değerlendirilmesini ele alacağız. Bu makale içinde geçen bazı kontroller önceki makaleleri okuduğunuz farz edilerek anlatılacaktır, bu yüzden eğer henüz bu makaleleri okumadıysanız devam etmeden önce göz atmanızı tavsiye ediyorum.
Bu makale aşağıdaki kontrolleri içermektedir;
Arka plan ve metin rengi arasındaki ton ve parlaklık farkının derecesini tespit etmek için harika bir araç olan Jonathan Snook'ın Renk Kontrast Kontrol'ü kullanabilirsiniz. Renkler için hegzadesimal sayılar girerek ya da sadece tutamaçları kaydırarak renk ve kontrast farkı hakkında gerçek zamanlı sonuçlar elde edebilirsiniz.
Benzer bir araç olan ve Firefox eklentisi olarak da mevcut olan Gez Lemon'un Renk Kontrastı Analizörü'nü de kullanabilirsiniz.
Her iki araç da renklerin görünebilirlik derecelerini hesaplamak için W3C tarafından düzenlenmiş olan bir algoritmayı kullanmaktadırlar.
Metinlerin okunabilirliklerini görüntü ayarlarınızı gri renk veya tek renk düzeni olarak ayarlayarak kendiniz de test edebilirsiniz. Eğer bir Mac OS X kullanıcısı iseniz "Evrensel Erişim" panelindeki harika seçenekleri kullanabilirsiniz. Bu ayarlar ile renkleri ters çevirebilir, tek renk veya gri renk düzenine geçebilir ve kontrastı değiştirebilirsiniz. Eğer diğer işletim sistemleri için de benzer araçlar biliyorsanız bu yazının yorum kısmında belirterek bizleri de bilgilendirebilirsiniz.
Neden? Eğer arka plan ve metin renkleri arasındaki ton ve parlaklık farkı yeterli olmazsa birçok insan sayfadaki yazıları okuma konusunda güçlük çekecektir. Bunun sebebi bu kişilerin renk körü olmaları veya tek renk ya da gri renk düzeni kullanan bir monitör kullanıyor olmaları olabilir. Diğer taraftan benim gibi mükemmel bir görme gücüne ve gerçekten 24-bir renk derinliğine sahip iyi bir monitöre sahip olup yinede beyaz arka plan üzerine açık gri metinleri okumak için de sorun yaşıyor olabilirler.
Aynı şekilde sadece renk farklarına güvenmek de yetmez. Örneğin bağlantılar; kalınlık veya alt çizgi gibi renk dışında da, etrafını saran diğer metinlerden farklılıklar taşımalıdır.
Her dokümanın farklı ve tanımlayıcı bir başlığa sahip olduğundan ve çok sayıda noktalama işareti içermediğinden emin olmalısınız.
Doküman başlıklarında hangi karakterlerin kullanılabileceği konusunda kesin kurallar bulunmamaktadır fakat ":: Başlık ::" veya "...== Başlık ==..." gibi dekoratif amaçlı noktalama işaretlerini taşımaması gerektiği aşikardır. Ekran okuyucular noktalama işaretlerinin bulunduğu cümleleri yüksek sesle okuyabilirler ki buda başlıkları dinleyen biri için oldukça can sıkıcı olabilmektedir. İlgili karakterlerin JAWS içerisindeki okunuşlarına bir örnek vermek gerekirse; Erişilebilir Bir Başlık Etiketi Ayracının Sesi'ni inceleyebilirsiniz.
Diğer bir ekran okuyucu olan Apple'ın VoiceOver'ı, "»" işaretini; "sağ yönü gösteren çiftli açılı alıntı işareti" olarak okumaktadır. Bu kural sadece başlıklar değil, ne yazık ki bu tür karakterlerin kullanımının oldukça yaygın olduğu bağlantıları (linkler) da kapsamaktadır.
Değişik başlık ayraçları konusunda bir tartışmayı Doküman başlıkları ve başlık ayraçları yazısında bulabilirsiniz.
Neden? Doküman başlıkları birçok sebepten dolayı önem taşımaktadırlar: Genelde yardımcı araçların (ekran okuyucuları gibi) yüklenen yeni bir dokümandan okudukları ilk şeydirler, tarayıcının başlık çubuğunda, sık kullanılanlarda ve yazıcı baskılarında kullanılırlar. Açıklayıcı başlıklar herkes için oldukça kullanışlıdır. En nihayetinde arama motorları için de oldukça fazla bir öneme sahiptirler.
Bağlantı metinlerinin en mantıklı biçimde seçilmesine özen gösterilmelidir. Bağlantının hedefi hakkında herhangi bir açıklama olmadığı sürece "buraya tıklayınız" ya da "buraya" şeklindeki metinler iyi bir seçim değildir. Gazete sitelerinde sıkça gördüğümüz ve tüm paragrafı kapsayan linkler ise çok miktarda bilgi içermekte ve bu kullanımın önüne geçilmesi gerekmektedir.
Farklı konumlara bağlı linkler için aynı bağlantı metinleri kullanılmamalıdır. İdeal olarak her link kendine özgü ve mantıklı bir metine sahip olmalıdır. Bazı otomatik erişilebilirlik kontrol araçları bu gibi durumlar için uyarı verebilirler.
Bir istisna olarak "devamını okumak için buraya tıklayın" veya "okumaya devam et" gibi linkler title parametresi kullanılarak farklılık yaratıldığı sürece sorun teşkil etmeyeceklerdir. Joe Clark bunun sebebini Mayıs 2005 deki kendi Web Standartları Grubundaki bir röportajda açıklamaktadır.
Bir doküman içerisindeki bütün bağlantıları görebilmek için dokümanı Opera ile açıp Bağlantılar penceresini (Links Window) ya da Fangs eklentisinin "Links list" özelliğini kullanabilirsiniz.
Neden? Bağlantılar açıklayıcı metinlere sahip oldukları sürece herkes için çok kullanışlı olacaklardır. Birçok kişi ilk girişlerinde sayfa içeriğini hızlıca gözden geçirir ve bağlantılar bu içeriğin önemli bir parçasını teşkil etmektedir. Sade ve anlaşılır linkler bu gözden geçirme sürecini hızlandıracaktır. Kör veya görme bozukluğu olan kişiler aynı yöntemle sayfayı gözden geçiremeyebileceklerdir. Sekme tuşu ile bir bağlantıdan diğerine atlayarak veya bağlantıların listesi üzerinden sayfayı kullanacaklardır ki bu gibi durumlarda açıklayıcı bağlantı metinleri gerçekten de işleri büyük ölçüde kolaylaştırabilir. Açıklayıcı bağlantılar arama motorları için de önemlidir. İşte erişilebilirlik ve AMO'nun kesiştiği bir noktayı daha keşfetmiş olduk.
Bir site içeriği PDF, Microsoft Word, Microsoft Excel ve diğer tescilli formatlar ile HTML alternatifi olarak da sunulabilir. Bir içerik HTML olarak mevcut olduğu sürece, HTML dışı bir format ile sunmanın hiçbir sakıncası olmadığını aklınızdan çıkarmamalısınız.
Neden? Gerekli yazılıma sahip olan kullanıcılar için içeriği PDF yapmak mantıklı olarak erişilebilir sayılabilir fakat HTML halihazırda en yaygın kullanılan ve desteklenen format olması açısından öncelikli olarak tercih edilmelidir. Ek olarak herkesin Microsoft Word, Microsoft Excel ve diğer formatları okuyabilen yazılımlara sahip olmadığı da bir gerçektir. Eğer bilgi sadece bu tescilli Microsoft formatlarında mevcut ise (sık sık yaşandığı üzere), doğal olarak çok sayıda kullanıcı ilgili içerikten mahrum kalacaktır.
Platform ayrımı ile kastettiğim, içeriğe erişimin kısmen ya da tamamen görece daha az kullanılan işletim sistemleri ve tarayıcılar için engellenmesidir. Bu kontrol için çok sayıda işletim sistemi ve tarayıcı ortamını kullanma imkanınız olmalıdır ki bu birçoğunuz için oldukça zor bir şey olsa gerek. Bu nedenle tarayıcıların tanımlama bilgilerini değiştirerek sayfaları test etmeye razı olmalısınız.
Bu işlemde Firefox için (hatırlarsanız Site erişilebilirliğinin derecesinin tespiti Bölüm 1, Altyapı ve hazırlık içerisinde indirip kurmanızı tavsiye etmiştik) User Agent Switcher eklentisini ile tarayıcılar için tanımlama bilgilerinin listesini indirip bu denemelerinizi yapabilirsiniz.
Siteye Windows ve Internet Explorer dışında bir tarayıcı tanımlama bilgisiyle girerek kontrolü yapabilirsiniz. Bu yöntemin sadece tarayıcı tanımlama bilgisi üzerinden tarayıcı tanımlaması (browser sniffing) yapan siteler için işe yarayacağını da unutmamalısınız. Eğer tarayıcı tespiti platforma spesifik bir yöntem ile yapılıyorsa bu denemenin bir anlam taşımayacağı aşikardır.
Platform ayrımı istemeden yapılmış olabilir fakat genelde bilinçli yapılan bir şeydir. Windows için Internet Explorer'a karşı kısıtlama getirmek istenmesi çok seyrek görülen bir olaydır. Diğer taraftan birçok Mac ve Linux kullanıcısının, "desteklenmeyen" bir işletim sistemi veya tarayıcı kullandıkları gerekçesiyle çok sayıda siteye erişimleri engellenmektedir. Bu kesinlikle kabul edilemez bir şeydir.
Eğer web erişilebilirliği engelli bireylerin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok daha geniş bir sorun ise platform ayrımı bu konu için mükemmel bir örnek olabilir ve sadece Mac kullandığım için birtakım bilgilere erişmemi engelleyen şeyler, web'in herkes tarafından erişilebilir olması gerektiğinin bir kez daha farkına varmamı sağlayan, şahsi kanaatimce tek önemli sebeptir.
Neden? Çünkü web için en temel özelliklerden biri; erişimin kıllandığınız yazılım ve donanımdan bağımsız olması gerektiğidir. Herkes için, her yerden ve her şekilde erişilebilir bir web olmalıdır.
Farenizi bir süreliğine bir kenara bırakıp web sayfalarında klavyenizin sekme (tab) tuşu ile bağlantılar ve form kontrolleri içerisinde atlayarak gezmeye çalışın. Bu arada tarayıcınızın buna olanak tanıyan ayarının devrede olduğundan emin olunuz. Ne Firefox ne de Safari bu destekleri ön tanımlı olarak açık olarak gelmezler. İşe yarıyor mu? Eğer sayfada bir uçuşan (fly-out) ya da açılır menü varsa fare olmaksızın bu menüleri kullanmanın imkansız olduğunu göreceksiniz.
Neden? Ekran okuyucu kullanan kişiler web sayfalarını gezmek için fare kullanmazlar bu nedenle bu özellik onlar için oldukça önemlidir. Klavye kullanmayı fareden daha hızlı ve pratik kullanmayı bulan ve bunu tercih eden çok sayıda kullanıcı olduğu da bir gerçektir. Cep telefonları ve PDA'ler gibi cihazlar için de fare benzeri bir araç kullanımı imkanı olmayabilir bu nedenle klavye yönetimi ile aynı esasa dayanarak sayfa gezdiklerinden bu özellik, cep telefonu kullanıcılarını da kapsamaktadır.
Dokümanın kaynak kodunun dizilimine ve büyüklüğüne bağlı olarak bir bölüme atlamaya olanak tanıyan bağlantılar klavye kullanıcıları için oldukça kullanışlı olacaktır. Eğer sayfada ana içerikten önce çok sayıda menü bağlantısı veya sayfa içi bağlantı varsa bu atlama linkleri klavye kullanıcılarına büyük bir zaman kazancı sağlayacaktır.
Erişilebilir bir web aygıt bağımsız olmalı ve ziyaretçilerin girdi araçlarına tamamen güvenmemelidir. Bu örneğimizde girdi aracı fareyi temsil etmektedir.
Tabloların kullanım ve hatalı kullanımlarını kontrol etme zamanı geldi. Yine Web Developer eklentisi yardıma koşuyor. Tabloları görünür hale getirip vurgulamak için Outline - Outline Table Cells ve Outline - Outline Tables menülerini kullanabilirsiniz. Eğer incelediğiniz sayfa herhangi bir tablosal düzenli veri içermiyorsa hiç bir şey olmayacaktır. Eğer vurgulanan tablolar, sayfanın tablosal veri içermeyen kısmında yer alan tablolar ise ilgili site ara yüz tasarımı için tabloları kullanmış ve bu testten başarısız bir sonuç alarak geçemedi demektir.
Eğer sayfa tablosal veriler içeriyor ise bir tablo olarak yapıldığından ve doğru sözdizimi ile inşa edildiğinden emin olmalısınız. HTML tablolarının doğru kullanımları hakkında daha fazla bilgi için Tabloları geliştirmek başlıklı makalemi okumanızı tavsiye edeceğim.
Neden? Sayfa ara yüzü tasarımı için tablolar kullanılmamalı ve tablosal veriler için doğru tablo sözdizimi ve yapısı kullanılarak hazırlanmış, erişilebilirlik element ve parametreleri yüksek tablolar kullanılmalıdır.
Bu kontrol için en azından bir tane form içeren bir
sayfaya ihtiyacınız olacak. Böyle bir sayfayı bulduğunuzda her bir form
kontrolünün kendisine özgü bir etiketi olduğundan, bu etiketlerin doğru bir
biçimde label etiketi ile uygulandığından ve bu etiket ile form kontrollerinin
doğru sıralama ile yerleştirildiğinden (önce form kontrolü sonra etiketin
sıralandığı radyo düğmeleri ve checkbox'lar hariç, diğer kontroller için önce
etiket sonra form kontrolü şeklinde olmalı) emin olmalısınız.
Eğer bir seçici (drop down veya jump menu) site navigasyonu için kullanılıyorsa bir seçenek seçildikten sonra otomatik olarak (JavaScript ile) seçimin gönderilip gönderilmediğine dikkat etmelisiniz. JavaScript'in devre dışı olduğu durumlarda bu form gönderme işleminin kullanıcı tarafından da yapılabildiğinden veya bir form geçerlilik kontrolünün istemci tarafı dışında bir de sunucu tarafında yapıldığından emin olmalısınız.
Eğer form kontrolleriniz etiketler ile ilişkilendirilmemişse otomatik erişilebilirlik araçları uyarı vererek bunu belirtecektir. Aynı zamanda Web Developer eklentisinin Forms - View Form Information seçeneğini kullanabilir ve tüm görünür form elementlerinin bir etikete sahip olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
Neden? Doğru kullanılmış etiketler herkes için form kontrollerinin tıklanabilir alanlarının geniş olmasını sağlayacaktır. Her görünebilir form kontrolü açıkça belirtilmiş bir label etiketi ile ilişkilendirilmiş olmalıdır.
Otomatik olarak gönderilen seçicili menüler (jump menu gibi) klavye kullanıcıları için seçenek değiştirme problemlerine yol açacaktır. Formun gönderilmesi için JavaScript gerektiği durumlarda, JavaScript devre dışı olduğu durumlarda formu göndermenin imkansız olacağı da bir gerçektir. Form girdileri için sadece JavaScript tabanlı geçerlilik kontrolleri yaptırmak, beklenmeyen girdilerin veritabanına veya ilgili yere ulaşmasına yol açabilecektir.
Öncelikle erişilebilirliğin sadece ekran okuyucu ile alakalı olmadığını belirtmek istiyorum. Web erişilebilirliğini "X ekran okuyucusu ile sorunsuz görüntülenmek" olarak nitelendirmek çokça yapılan bir hatadır ve erişilebilirliğin bundan çok daha fazlasını ifade ettiği bilinmelidir.
Pekala, şimdi ekran okuyucuları üzerine konuşabiliriz. Eğer bir görme probleminiz yoksa web'i görmeden kullanmanın nasıl bir şey olduğunu hayal etmek gerçektende oldukça güç bir şeydir. Deneyebilirsiniz fakat kendinizi hile yapmaktan alıkoymak gerçekten çok zor olacaktır. Denemeye devam etmeli ve kendinizi bir ekran okuyucuyu kullanmaya mecbur olduğunuz konusunda telkin etmelisiniz.
Eğer bir Mac kullanıcısı iseniz Mac OS X 10.4 ve sonrası için standart olarak gelen Apple'ın VoiceOver isimli ekran okuyucusunu kullanabilirsiniz. Piyasadaki diğer ekran okuyucuları kadar gelişmiş özelliklere sahip olmasa da göremeyen bir kişi için web sayfasının nasıl seslendirildiği konusunda size tatmin edici bir fikir verecektir. Geçtiğimiz dönemlerde VoiceOver ile web gezmeyi açıklayan bir makale yazmıştım: VoiceOver ve Safari: Mac Üzerinde Ekran Okumak
Eğer Mac OS X 10.4 ve sonrası bir sürüme sahip bir Macintosh'unuz yoksa bir ekran okuyucu kurmanız gerekmektedir. Birçok ekran okuyucu çok pahalı olduğundan deneme sürümleri ile yetinmeniz gerekebilir. İşte deneme sürümü olarak da mevcut olan ekran okuyucuların bir listesi:
Neden? Bu yazı dizisindeki tüm kontroller sizi erişilebilirliğe biraz daha yakınlaştıracaktır. Fakat göremeyen birisi için web'in neye benzediği kavramak, daha önce listelediğimiz kontrollerin ne kadar önemli şeyler olduklarını anlamanız açısından oldukça mühimdir.
Eğer test ettiğiniz site bu yazı dizisindeki bütün kontrollerden geçtiyse ilgili sitenin teknik olarak herkes için erişilebilir olduğunu söylemek mümkündür. Fakat bu, içeriğinin herkes tarafından anlaşılabilir olduğu anlamına da gelmez.
Herkes için erişilebilir bir içerik yazmak diğer bir ifadeyle yaratıp sunmak ve erişilebilirliğini bu makaleler kapsamında tespit etmek gerçekten de oldukça zor olabilmektedir. Özensiz ve tutarsızca yazılmış içeriğin oldukça zeki insanlar tarafından bile anlaşılmasının güç olabileceğini aklınızdan çıkarmamalısınız.
Eğer bir çeşit kavrama ya da öğrenme güçlüğü çeken bir kişi iseniz, açıkçası bir web sitesinin içeriğini anlamak daha sorunlu olabilmektedir. Bu konuyla ilgili bir makale olan Öğrenme ya da Kavrama Güçlüğü Olanlar için Web Sitesi Geliştirmek başlıklı makaleyi okumanızı tavsiye edeceğim. İlgili makalede Roger Hudson, Russ Weakley, ve Peter Firminger öğrenme ve kavrama güçlüğü yaşayan kişiler için sorunlu olan bölümleri ve bu kişiler için erişilebilirliğin nasıl arttırılabileceği konusunda bazı önerileri dile getirip konuyu tartışmaktadırlar.
Bunların dışında ek olarak Web İçeriği Erişilebilirlik Yönergeleri 1.0 ve ona eşlik eden Web İçeriği Erişilebilirliği Yönergeleri 1.0 Teknikleri'ni okumanızı tavsiye edeceğim. Bunlar biraz büyük dokümanlar olabilir ve bir parça erişilebilir olmayabilir fakat konuyla ilgili çok sayıda bilgiyi içermektedirler.
Diğer taraftan WCAG 2.0 ve onun tamamlayıcı dokümanı olan WCAG 2.0 Teknikleri taslaklarını da okumalısınız. WCAG 2.0 dokümanlarının taslak olduklarını ve daha değişecek bazı bölümler içerdiklerini tekrar hatırlatmak istiyorum.
Son olarak bu erişilebilirliğin her şey ya da hiç bir şey olmadığını da unutmayın. Erişilebilirliği geliştirmek adına bir şeyler yapmak hiçbir şey yapmamaktan veya kimsenin farkına varmamasını ummaktan çok daha iyidir.
Orijinal makale: Evaluating website accessibility part 3, Digging Deeper Roger Johansson - 456bereastreet.com
Çeviri / Trasnlation: Orhan Veli Firik - Mart 2007

Sitemizden indirdiğiniz eklentileri nasıl yükleyeceğinizi ve kullanacağınızı bilmiyorsanız bu makaleden başlayabilirsiniz. Genel olarak Dreamweaver eklentileri üzerine kısa bir yazı buyrun...
Yorumlar
Henüz hiç yorum eklenmemiş
Yorum ekleyebilmek için öncelikle üye girişi yapmanız gerekmektedir